En uzun maraton kaç metre ?

Simge

New member
En Uzun Maraton Kaç Metre? Önce “Maraton” Kelimesini Doğru Yere Koyalım

Koşu hakkında konuşurken “en uzun maraton kaç metre?” sorusuyla karşılaşınca benim aklıma ilk olarak mesafenin kendisinden çok, “maraton” kelimesini nasıl kullandığımız geliyor. Çünkü günlük dilde bazen 42 kilometrenin üzerindeki her uzun koşuya maraton deniyor. Oysa atletizm açısından durum daha net: standart maraton mesafesi 42 kilometre 195 metredir, yani 42.195 metre. World Athletics de maratonu standart yol yarışlarından biri olarak tam 42.195 km şeklinde tanımlıyor.

Dolayısıyla teknik olarak “dünyanın en uzun maratonu” diye tek bir mesafeden söz etmek doğru değil. 42.195 metrelik mesafe maratonun kendisi; bunun üzerindeki yarışlar ise genel olarak ultra maraton veya ultramaraton kategorisine giriyor. World Athletics, maratonun üzerindeki mesafeleri ultrarunning kapsamında değerlendiriyor.

Burada bence önemli bir ayrıntı var: “En uzun maraton” sorusunun cevabı 42.195 metre, fakat “en uzun sertifikalı ayak yarışı kaç metre?” diye sorarsak cevap bambaşka bir rakama çıkıyor.

42.195 Metre Neden Maratonun Standart Mesafesi?

42.195 metre ilk bakışta oldukça tuhaf bir sayı. İnsan ister istemez “Neden 40 veya 42 kilometre değil?” diye soruyor.

Modern maraton mesafesinin kökeninde 1908 Londra Olimpiyatları bulunuyor. O dönemde yarışın başlangıç ve bitiş düzenlemesi nedeniyle mesafe 26 mil 385 yard, yani yaklaşık 42.195 kilometre olarak koşuldu. Daha sonra bu ölçü standartlaştı. Günümüzde resmi maraton yarışlarında temel mesafe 42.195 km kabul ediliyor. World Athletics'in teknik kuralları da bunu açık biçimde standart maraton mesafesi olarak belirtiyor.

Bu nedenle bir yarış 50 kilometreyse “50 kilometrelik maraton” demek teknik açıdan yanıltıcı olabilir. Daha doğru ifade 50 km ultramaraton olur.

Bence forumlarda bu ayrımın yapılması önemli. Çünkü “maraton” kelimesini sadece “çok uzun koşu” anlamında kullanırsak, 42.195 metrelik resmi yarış kategorisinin anlamı giderek bulanıklaşıyor.

Peki Gerçekten Dünyanın En Uzun Koşu Yarışı Hangisi?

İşte konu burada gerçekten ilginçleşiyor.

Dünyanın en uzun sertifikalı ayak yarışlarından biri ve dünyanın en uzun sertifikalı yol yarışı olarak tanımlanan yarış, New York Queens'te düzenlenen Sri Chinmoy Self-Transcendence 3100 Mile Race. Yarışın toplam uzunluğu 3.100 mil, yani yaklaşık 4.989 kilometre. Organizasyonun resmi sitesinde yarışın 5.649 turdan oluştuğu ve 52 günlük süre içerisinde tamamlanması gerektiği belirtiliyor.

Rakamı daha anlaşılır hale getirmek için şöyle düşünelim:

42.195 metrelik standart bir maratonu yaklaşık 118 kez koşmak gerekiyor.

Yani bu yarış, bir maratonun yalnızca birkaç katı değil; yaklaşık 118 maratonun arka arkaya tamamlanmasına denk gelen bir mesafe. Organizasyonun verdiği günlük ortalama hedef yaklaşık 95,9 kilometre. Başka bir ifadeyle yarışmacıların 52 günlük zaman sınırını yakalayabilmek için her gün iki maratondan fazlasına denk gelen mesafeyi katetmeleri gerekiyor.

Bana göre buradaki en çarpıcı nokta kilometrenin büyüklüğünden bile çok yarışın yapısı. Çünkü insanlar genellikle “4.989 kilometreyi nasıl koşuyorlar?” diye düşünüyor. Asıl soru ise şu: Bir insan vücudu bunu tek seferde koşmak zorunda mı?

Hayır. Bu yarışın mantığı klasik maratondan tamamen farklı.

4.989 Kilometreyi Bir Kerede Koşmuyorlar

Sri Chinmoy 3100 Mile Race, birkaç haftaya yayılan çok günlük bir dayanıklılık mücadelesi. Yarışmacılar yaklaşık 883 metrelik bir parkurda binlerce tur atıyor. Organizasyonun açıklamasına göre yarış 6.00'da başlıyor ve sporcular gün içerisinde dinlenme molaları vererek gece yarısına kadar devam edebiliyor.

Bu ayrıntı, “en uzun maraton” kavramının neden yanıltıcı olabileceğini çok iyi gösteriyor.

42.195 metrelik maratonda temel mücadele hız, dayanıklılık, tempo yönetimi ve yakıt kullanımının birkaç saatlik bir yarış içerisinde optimize edilmesidir. 4.989 kilometrelik çok günlük bir yarışta ise mesele bambaşka bir seviyeye taşınıyor: uyku, beslenme, ayak sağlığı, kas hasarı, psikolojik dayanıklılık, toparlanma ve tempo yönetimi aynı anda yönetilmek zorunda.

BBC'nin yarışla ilgili haberinde sporcuların neredeyse iki ay boyunca günde iki maratondan fazla koşabildiği ve çok az uyku ile mücadele ettiği aktarılıyor.

Bu yüzden bana göre 3100 Mile Race'i yalnızca “çok uzun bir koşu” şeklinde tanımlamak eksik kalıyor. Bu, aynı zamanda insanın günlük yaşamını yarışın ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlediği bir dayanıklılık projesi.

Strateji mi, Psikoloji mi? Asıl Mücadele Nerede?

Burada koşucuların yaklaşımı da dikkat çekici. Erkek sporcuların daha stratejik, ölçüm odaklı ve çözüm üretmeye yönelen bir yaklaşım gösterebildiğini; kadın sporcuların ise ekip desteği, iletişim, empati ve ilişkisel dayanıklılığı daha fazla öne çıkarabildiğini söyleyen yorumlarla karşılaşmak mümkün. Fakat bunu “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklinde kesin bir biyolojik veya psikolojik kurala dönüştürmek bence doğru değil.

Çünkü gerçek spor dünyası bundan çok daha çeşitli.

Bir erkek sporcu son derece duygusal ve sosyal destek odaklı olabilir. Bir kadın sporcu ise son derece analitik biçimde tempo, enerji tüketimi, uyku ve beslenme hesabı yapabilir. Hatta aynı sporcu yarışın farklı aşamalarında iki yaklaşımı birden kullanabilir.

Üstelik bilimsel literatür de basit cinsiyet kalıplarını destekleyecek kadar net değil. Ultramaratonlarda kadın ve erkek performansını inceleyen çalışmalar, cinsiyetler arasında fizyolojik farklılıklar bulunduğunu gösterse de bunların performansa etkisi yarışın süresi, mesafesi, katılımcı profili ve yarış formatına göre değişiyor. 45 çalışmayı inceleyen sistematik bir derleme, mevcut kanıtların genel kalitesinin düşük olduğunu ve kadınlara ve erkeklere özel kesin antrenman veya yarış kuralları oluşturmak için yeterli yüksek kaliteli veri bulunmadığını belirtiyor. Araştırmacılar bu nedenle kişiselleştirilmiş yaklaşımın önemini vurguluyor.
 
Üst