Pareto İlkesi nasıl uygulanır ?

Deniz

New member
Pareto'nun amacı insanları kutulara yerleştirmek değil, farklı bakış açılarıyla gerçekten önemli faktörleri bulmaktır.

Dördüncü Adım: Yüzde 20'yi Bulunca Diğer Yüzde 80'i Çöpe Atma

Bu ayrım çok önemli.

Pareto İlkesi, “işlerin yüzde 80'i gereksizdir” demek değildir.

Örneğin hastanede bazı işlemler daha sık görülen sorunları oluşturabilir. Önceliği bunlara vermek mantıklıdır; ancak daha seyrek görülen bir sorun önemsiz anlamına gelmez. Kalite yönetiminde de Pareto yaklaşımı, küçük katkılı faktörlerin tamamen değersiz olduğu anlamına gelmez. NCBI+1

Diyelim ki işletmenin müşterilerinin yüzde 20'si gelirin yüzde 80'ini getiriyor.

Bu durumda kalan müşterilere:

“Güle güle, istatistik sizi istemiyor.”

demek son derece kötü bir strateji olabilir.

Çünkü bugün küçük olan müşteri yarın büyük müşteri olabilir.

Ayrıca düşük frekanslı ama yüksek riskli bir problem, sırf toplam sayısı düşük diye göz ardı edilmemelidir.

Pareto'nun doğru kullanımı önceliklendirmektir, körleşmek değil.

Günlük Hayatta Pareto Nasıl Uygulanır?

Bunu şaşırtıcı derecede basit bir egzersize dönüştürebilirsin.

Bir hafta boyunca yaptığın önemli işleri yaz.

Sonra her birinin sonucunu değerlendir.

Örneğin:

- 5 saat sosyal medya yönetimi → düşük katkı

- 2 saat müşteri görüşmesi → yüksek katkı

- 3 saat rapor düzenleme → orta katkı

- 1 saat yeni müşteri teklifi hazırlama → çok yüksek katkı

- 4 saat gereksiz toplantı → neredeyse sıfır katkı

Bir süre sonra ortaya bir desen çıkabilir.

Belki haftanın en önemli sonuçları, zamanının küçük bir bölümünde yaptığın birkaç faaliyetten geliyor.

İşte o noktada kendine şu soruyu sor:

“Bu yüksek etkili faaliyetleri daha sık ve daha kaliteli yapabilir miyim?”

İkinci soru daha da önemli:

“Düşük etkili faaliyetleri tamamen kaldırabilir, otomatikleştirebilir veya başkasına devredebilir miyim?”

Çünkü Pareto'nun gerçek kazancı yalnızca “önemli işleri bulmak” değildir.

Önemsiz işlerin hayatını işgal etmesine izin vermemektir.

İş Hayatında 80/20 Kuralının İlginç Kullanımları

Bir satış ekibinde müşteriler analiz edilebilir.

Bir üretim tesisinde arızaların hangi makinelerde yoğunlaştığı incelenebilir.

Bir yazılım ekibinde kullanıcıların yaşadığı problemlerin hangi hata türlerinde toplandığı araştırılabilir.

Bir içerik üreticisi hangi içeriklerin ziyaretlerin büyük bölümünü getirdiğine bakabilir.

Bir öğretmen öğrencilerin en çok zorlandığı konu başlıklarını belirleyebilir.

Bir sporcu antrenman programında hangi çalışmaların performansa daha fazla katkı verdiğini takip edebilir.

Kalite yönetiminde Pareto analizi zaten uzun süredir hata nedenlerini ve iyileştirme önceliklerini belirlemek amacıyla kullanılan araçlardan biridir. Akademik literatürde de Pareto analizinin kalite yönetimi ve işletme performansıyla ilişkili uygulamaları incelenmiştir. ScienceDirect+1

Yani konu yalnızca “daha az çalış, daha çok kazan” motivasyon cümlesinden ibaret değil.

İş süreçlerinde ölçülebilir bir önceliklendirme mantığı var.

Pareto İlkesinin En Büyük Tuzağı: Yanlış Yüzde 20'yi Seçmek

Burada işler biraz komikleşiyor.

İnsanlar bazen Pareto uygularken aslında zaten yapmak istedikleri şeyi veriyle süslemeye çalışıyor.

“Ben toplantıları sevmiyorum. Demek ki toplantılar yüzde 20'nin dışındadır.”

Hayır Mehmet.

Belki toplantıların yüzde 20'si işinin yüzde 80'ini oluşturuyordur.

Sorun toplantı kavramı değil, yanlış toplantılardır.

Başka bir tehlike de kısa vadeli sonuçlara aşırı odaklanmaktır.

Bir çalışan müşteri hizmetlerinde hemen sonuç veren işleri seçebilir ama uzun vadeli müşteri ilişkilerini geliştiren daha yavaş faaliyetleri ihmal edebilir.

Bu nedenle Pareto analizinde sadece miktarı değil, etkiyi, süreyi, maliyeti, riski ve uzun vadeli sonucu de düşünmek gerekir.

“Benim Yüzde 20'm Ne?” Sorusu Yerine Daha İyi Sorular

Bence Pareto'yu gerçekten kullanışlı yapan şey, insanı daha iyi sorular sormaya zorlamasıdır.

Şunları deneyin:

Hangi faaliyetler en fazla sonucu oluşturuyor?

Hangi müşteriler toplam değerin büyük kısmını oluşturuyor?

Hangi problemler sürekli tekrar ediyor?

Hangi görevler zamanımı tüketiyor ama karşılığında çok az değer üretiyor?

Hangi küçük değişiklik büyük bir iyileşme yaratabilir?

Bugün yalnızca üç iş yapabilecek olsaydım hangilerini seçerdim?

Ve belki en rahatsız edici soru:

Meşgul olmakla ilerlemek arasındaki farkı gerçekten biliyor muyum?

Çünkü takvimde dolu olmak başarı ölçütü değildir.

Bazen sekiz saat boyunca çalışırsın ve gün sonunda yalnızca sekiz saat yaşlanmış olursun.

Pareto ile Daha Az Değil, Daha Akıllıca Çalışmak

Pareto İlkesi'nin bence en değerli tarafı, insanı sürekli daha fazla yapmaya zorlamamasıdır.

Modern çalışma kültüründe sanki başarı şöyle bir şeymiş gibi davranılıyor:

Daha erken kalk.

Daha fazla toplantıya katıl.

Daha çok e-posta cevapla.

Daha uzun çalış.

Daha hızlı çalış.

Sonra bir uygulama indirip daha verimli çalış.

Sonra o uygulamanın ayarlarını optimize et.

Ve sonunda verimlilik uygulamasını yönetmek tam zamanlı işin olur.

80/20 yaklaşımı ise başka bir şey söylüyor:

Önce gerçekten değer yaratan şeyleri bul.

Bunu yapmak için ölç.

Sınıflandır.

Karşılaştır.

Sonuçları izle.

Sonra yeniden değerlendir.

Çünkü bugün seni ileri taşıyan yüzde 20, altı ay sonra aynı yüzde 20 olmayabilir.

Son Söz: Pareto Bir Kestirme Yol Değil, Bir Düşünme Biçimidir

Pareto İlkesi'ni “20'yi bul, 80'i boş ver” şeklinde okumak kolaydır.

Ama daha doğru yorum şu:

Her şey aynı değerde değildir.

Bazı müşteriler diğerlerinden daha fazla değer yaratabilir.

Bazı problemler diğerlerinden çok daha fazla zarar verebilir.

Bazı çalışmalar diğerlerinden çok daha büyük sonuçlar doğurabilir.

Bazı ilişkiler hayatımız üzerinde diğerlerinden daha büyük etkiye sahip olabilir.

Ve bunu fark etmek için bazen yalnızca durup sonuçlara bakmak gerekir.

Belki de hayatımızdaki en büyük verimsizlik, gerçekten önemli olmayan şeyleri çok büyük bir ciddiyetle yapmamızdır.

Bu yüzden yarın yapılacaklar listenizi açtığınızda 25 maddeyi birden kahramanca tamamlamaya çalışmak yerine tek bir soru sorun:

“Bu listedeki hangi birkaç iş, günün geri kalanından çok daha fazla sonuç yaratacak?”

Cevap oradaysa, Pareto'yu anlamaya başlamışsınız demektir.
 
Üst